Ana Sayfa Gündem Haber 3 Mayıs 2020 240 Görüntüleme

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara: Aramızda 36 bin hayalet var

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, Türkiye’de yaklaşık 36 bin hayalet taşıyıcı olabileceğini söyledi. Kara, hiç semptom göstermeden hastalığı geçiren bu taşıyıcıların tespiti için yeni testlerin yapılacağını açıkladı.

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara: Aramızda 36 bin hayalet var

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, Türkiye’de yaklaşık 36 bin hayalet taşıyıcı olabileceğini söyledi. Kara, hiç semptom göstermeden hastalığı geçiren bu taşıyıcıların tespiti için yeni testlerin yapılacağını açıkladı.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, hiç semptom göstermeden koronavirüs hastalığını geçiren ‘hayalet taşıyıcılar’la ilgili Hürriyet’e önemli açıklamalarda bulundu:

“Dünyadan gelen veriler, ülkelerdeki vaka sayılarının yüzde 30’u kadar semptomu olmayan, yani ‘hayalet taşıyıcı’ olduğunu gösteriyor. O zaman şu anda Türkiye’de 122 bin vaka varsa, dışarıda saptayamadığımız 36 bin kişi semptom göstermeden hastalığı taşıyor ya da hastalığı geçirmiş olabilir. Bunu nereden tahmin ediyoruz? İlk olarak İzlanda bir çalışma yaptı. Nüfusu az olduğu için herkese test uyguladı ve gördü ki nüfusunun üçte biri hiç semptom göstermeden hastalığı taşıyor. Daha sonra Çin’den bir çalışma geldi. O çalışmada da üçte bir olmasa da yaklaşık aynı veriler vardı. Daha sonra dünyanın çeşitli ülkelerinden de benzer veriler geldi. Bu da ülkemizle ilgili tahminde bulunabilmemizi sağladı. Bu nedenle herkesin maske takması gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Ancak, unutmamak gerekir ki maske sosyal mesafenin yerine geçmez.”

“Semptom göstermeden hastalık taşıyanların tamamını tespit etmek neredeyse mümkün değil. Ancak tabii ki dünyada ve Türkiye’de yeni geliştirilen antikor testleri artık daha iyi sonuç veriyor. Bu testlerle 10 kişiden 9’unu yakalamak mümkün hale geldi. Nüfusun tamamına yapamasak da belli örneklemlerle bu kişileri tespit etmeye çalışıyoruz. Toplu çalışılan iş yerlerine de artık test uygulanacak.”

“Virüsle ilgili bizi hasta edecek miktarın ne olduğunu bilmiyoruz. Yani biz kaç tane alırsak hasta oluruz bazı virüs ve bakteriler için biliyoruz ama bu virüsü net bilmemekle birlikte rakamın 100’lü 200’lü sayıların üzerinde olduğunu tahmin ediyoruz. ‘Virüse çok maruz kalmak hastalığı daha ağır geçirmeye neden olur mu’ gibi bir veri elimizde yok. Ancak her insanın genetik farklılıkları var, bu da bazı hastalıklara karşı insanların farklı yatkınlıkları olduğunu gösterir. ‘Acaba bu koronavirüse de özel bir yatkınlığı olan kişiler var mı ve bu kişiler hastalığı daha ağır mı geçiriyor’ henüz bilmiyoruz. Virüsün zayıf bir noktası var. Güneş ışığının ultraviyolesi. Kurallarımızı tam uygularsak yaz aylarında biraz daha rahatlayabiliriz.”

“Aşı konusu çok merak ediliyor. Bu konuda İngiltere, farklı adımları atlayarak direkt olarak maymunlar üzerinde denemeye geçti. 18 maymunun olduğu ortama virüs verildi. 18 maymunun 6’sına geliştirilen aşı uygulandı. Çok etik bir uygulama değil ama salgın dönemi olduğu için uygulanabiliyor. Görüldü ki aşı yapılan 6 maymun hastalanmadı. Normalde aşılar denenirken 30-40 insanla başlanır, ancak İngiltere 6 bin insana birden aşısını uygulayacak. Başarılı olursa ocak-şubat aylarında kullanılabilir hale gelebilir. Ancak dünya genelinde kaç insana hemen uygulanabileceğini bilemeyiz.”

Koronavirüs salgınında Türkiye’nin Wuhan’ı olarak görülen İstanbul’da, virüsün kontrolsüzce yayılmasının önündeki en büyük engel, 1200 ekipten oluşan filyasyon ordusu oldu. İstanbul’daki filyasyon ekiplerinin çalışmaları ilk kez görüntülendi. Bir pozitif vakanın temas ettiği onlarcasını 15 milyonluk şehirde didik didik araştırıp bulan ve izolasyona alınmaları ile 14 gün boyunca takiplerini sağlayan 3000 kişilik ekip, doktor, hemşire, ebe, diş hekimi gibi sağlık çalışanlarından oluşan iki ya da üçer kişilik gruplar halinde çalışıyor.

Sokağa çıkma yasağının olduğu günler de dahil her gün neredeyse 16 saate varan mesaileriyle koruyucu tulumlarla, kan ter içinde vaka avına çıkan ekipler, yeri geliyor tedavisi devam eden hastaların evine ilaçlarını götürüyor, yeri geliyor şüpheli vakalardan numune topluyor. Sağlık Bakanlığı’nın dijital uygulamaları sahayla birleştirmesi sayesinde hepsinin elinde tabletler ya da akıllı telefonlarla her bir ekip hangi vakaya gideceğini online harita üzerinden anında görebiliyor. Bir vakadaki işi bittiğinde en yakın diğer vakaya bu sistemle yönlendiriliyor. Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi (FİTAS) ile Halk Sağlığı Yönetim Sistemi (HSYS), e-Nabız ve Teletıp gibi uygulamaların birbirine entegre olması sayesinde izolasyona alınan vatandaşın taahhütnamesinin onam formu bile dijital ortamda alınıyor; böylece sağlık çalışanı ile pozitif vakaların teması en aza indirilmiş olunuyor. Ayrıca online harita üzerinden bir tıkla, hangi noktada kaç vaka var, hangi vakanın kaç temaslısı var ve temaslılarının harita üzerindeki konumları gibi bilgilere anında ulaşılabiliyor.

Tema Tasarım |