Ana Sayfa Dünya 28 Mayıs 2020 40 Görüntüleme

Çin’e Doğu Türkistan Boykotu başladı; onlarca firma katılıyor

Çin’in Uygur Türklerine yönelik uyguladığı, insanlık dışı eylemlere tepkiler giderek artıyor. Türkiye’den bir grup iş insanı “Sen de Bırak Sen de Dur de” kampanyası başlattı. Kampanyanın koordinatörü Kadir Akıncı Aykırı’ya konuştu.

Çin’e Doğu Türkistan Boykotu başladı; onlarca firma katılıyor

Türk iş insanları; Çin’in Doğu Türkistan’daki insanlık dışı uygulamalarını protesto etmek için, ticari boykot kararı aldılar. Çin ile ticarete son verme kararı alan Türk firmalar, siparişlerini birer birer iptal ediyor.

Denizli’de faaliyet gösteren DENKROM firmasının sahibi Kadir Akıncı tarafından başlatılan “Sen de Bırak Sen de Dur de” kampanyasıyla Çin ile ticaret yapan Türk firmalarına çağrıda bulunuldu. İthalat ve ihracata son verilmesi çağrısına kısa sürede, Türkiye çapında 48 firma katıldı.

İş insanı Kadir Akıncı’nın koordinasyonunda yürütülen kampanya kapsamında, Çin ile ticaret yapan Türk firmaların özellikle ithalat noktasında alternatif ülkelere yönelmeleri istendi.

2019’un son günlerinde Denizli’den başlatılan boykot çağrısı kısa sürede ülke çapına yayıldı.

Boykot kampanyasına ilişkin Aykırı’ya konuşan DENKROM firmasının sahibi Kadir Akıncı çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Uygur Türklerine dünyada benzeri olmayacak şekilde yapılan zulme kayıtsız kalamadıklarını belirten Akıncı, “Kampanyamıza her geçen gün yeni firmalar katılıyor. Soydaşlarımızın kamplarda esir tutulduğu ve dış dünyaya irtibatlarının kesildiğini görüyoruz. Bu tablo karşısında hiçbir şey olmamış gibi Çin ile ticaret yapmamız mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.


Şu ana kadar 48 firmanın katıldığı boykot kampanyası sürecinde, toplamda 1 milyon 502 bin dolarlık sipariş iptal edildi. Akıncı, temmuz ayına kadar kampanyaya katılan firma sayısını yüzlerle ifade edileceğini söyledi.

 “Sen de Bırak Sen de Dur de” kampanyasına ilişkin Akıncı, Aykırı’nın sorularını yanıtladı.

Böyle bir kampanyaya başlama fikri nereden geldi?
Milliyetçi bir gelenekten geliyorum. Büyük Birlik Partisi ve Alperen Ocakları’nda bilfiil görev aldım. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun tedrisatından geçmiş biriyim. Bu tedrisat ‘mazlumun yanında olmayı’ ilke edinir. Bu mazlum Müslüman bir soydaşımızsa (Uygur Türkleri gibi) bizim için dava olmuştur. Doğu Türkistan büyük bir davadır. Bu davaya hizmet etmek hepimizin görevidir.

Ancak hem ticari hem siyasi yaşamımda bu anlamda gereken iradenin gösterilmediğini tecrübe edindim. Özellikle siyasetin Doğu Türkistan demekten bile imtina ettiğine şahit oldum. İşte o an “Ben ne yapabilirim” diye sormaya başladım. Aklıma ilk gelen Çin ile yapmış olduğum ticari faaliyetleri durdurmaktı.

Peki bunu nasıl ulusal bir kampanyaya dönüştürdünüz?
Şahsi olarak Çin ile ticari faaliyetlerimi dondurmam beni tatmin etmedi. Bunu tıpkı benim gibi düşünen iş insanlarına yaymayı düşündüm. Aldığım ilk tepkiler Doğu Türkistan meselesinin fazla bilinmediği noktasındaydı. Anlattıkça, bilgileri paylaştıkça kampanya bir anda büyümeye başladı.

Kampanyaya katılım nasıl sağlanıyor?
Biz yola 2 kişi olarak çıktık. Şu anda geriye dönüp baktığımda tam 48 firmanın kampanyamıza iştirak ettiğini görüyorum. Bu bizim için, Doğu Türkistan davası için bir gurur kaynağı.

Kampanyanın başladığı günden bu yana bu firmaların ithalatını ve kullanımını kestiği Çin malı ürünlerin resmî faturalar ile ifade edilmiş tutarı 1.502.000 USD.

Bu tutar herhangi bir şekilde beyan edilen bir tutar değil, yani herhangi bir firma ben bu kadar ürünü bırakıyorum tutarı da şu kadar demiyor. Bu tür katılımları tasvip etmiyoruz ve almıyoruz da kampanyamıza. Firmalar bize faturaları ile bıraktığı ürünleri ispat ederek ve faturaları ibraz ederek bu sürece katılıyorlar. Bu tutar da şu an için 1.502.000 $. Hedefimiz ise 7. aya kadar 100 firmaya ulaşmak. 100 firmaya ulaştıktan sonra da, bizzat kendi firmamın, Denkrom Makina’nın ihracat yaptığı firmaları bu sürece dâhil ederek dünya çapında bir konsorsiyum oluşturmak. Bunu Anadolu insanının girişimleriyle sağlayacağız.

Yaptığınız bu kampanyadan Çin etkilenir mi ya da iptal gerekçesinden haberleri var mı?
Her şey inanmakla başlar. Bizim inandığımız bir dava var, vatanları işgal edilmiş, kendi yurtlarında kamplara sokulmuş milyonlarca insandan bahsediyoruz. Bu tabloya suskun kalıp, hiçbir şey olmamış gibi Çin ile ticaret yapmayı en başta insanlığıma yakıştıramadım.

İşte o yüzden yaptığımız sipariş iptalleriyle ilgili muhatap Çin firmalarına, konuyu yazılı bir protokol ile iletiyoruz.

“Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı politikalardan dolayı firmanızla ticari ilişkimizi sonlandırma kararı aldık.” şeklinde yazılı bilgilendirme yapıyoruz.

AMACIMIZ DÜNYAYA YAYMAK
Denizli’den başlayan kampanyanın kısa bir sürede Türkiye çapına yayıldığına dikkat çeken Akıncı, “Amacımız bu boykotu dünyaya yayabilmek” ifadelerini kullandı.

“Kampanyamızın nihai hedefi ise bir protokol zemini oluşturmak ve bu protokolle tabii ki, Doğu Türkistan’a zulüm eden Çin Halk Cumhuriyeti ve Komünist Parti ile protokol zeminini sağlamak. Onlarla taleplerimiz doğrultusunda hazırlanmış anlaşma metnini imzalatmak.”

Bunun için uğraşıyoruz ve dünyadaki faaliyet gösteren tüm firmaları bu sürece dâhil etmeye çalışıyoruz.”
Akıncı bu doğrultuda kampanyanın nihai hedefini Doğu Türkistan halkının talepleri doğrultusunda bir protokol oluşturup, Çin Halk Cumhuriyeti ve Komünist Parti ile bir anlaşma imzalamak olarak tanımlıyor.

BM’DE TANITILACAK
Akıncı bu kampanyanın sadece iş insanlarından değil, aynı zamanda Doğu Türkistan için faaliyet gösteren bütün dernek, STK’ler ve Uygurlara yapılan zulme karşı çıkan, fikir önderleri tarafından da desteklendiğini söyledi. Akıncı, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti Başbakanı İsmail Cengiz, Doğu Türkistan Millî Meclis Başkanı Seyit Tümtürk, Dünya Uygur Kongresi Başkanı Dolkun İsa, Rabia Kadir, Doğu Türkistan Maarif Derneği ve STK’ler Birliği Başkanı Hidayetullah Oğuzhan’ın ambargo kampanyasına destek verdiğini ve Doğu Türkistan halkından da her gün, çok sayıda destek ve tebrik mesajları aldığını ifade etti. Akıncı, kampanyayı BM’nin genel kurulunda tanıtmak için BM’den de 7 ay sonrasına söz aldıklarını da sözlerine ekledi.

TÜRK MEDYASI SUSKUN
Türk medyasının kampanya hakkında âdeta 3 maymunu oynadığını ifade eden Akıncı, birkaç yerel gazete dışında kimsenin kampanya ile ilgilenmediğini söyledi.

“Maalesef Türk basınında Doğu Türkistan konusunda ciddi bir ilgisizlik var. Kendilerini milliyetçi olarak tanımlayan bir gazete ile geçtiğimiz günlerde temas kurduk. Kampanyamızı anlattık, verdikleri cevap şu oldu ‘Biz haber yapmayacağız’ Bir başka muhafazakâr gazete ise konuyla ilgilendi ama haberleştirmedi. Sonra bir baktık ki bir Çin markasının ilanını almışlar.”

Tema Tasarım |